(232) 245 50 15     
(542) 477 06 25     
info@basinsitesietutmerkezi.com    
 
  • ÇOCUKLARIMIZI HAYAT HAZIRLIYORUZ

  • EĞLENEREK ÖĞRENİYORUZ

  • YETENEKLERİNİ KEŞFEDİYORUZ

  • BASIN SİTESİ EĞİTİM MERKEZİ

  • SICAK BİR EĞİTİM ORTAMI

  REHBERLİK KÖŞESİ

YAŞ VE SINIFLARA GÖRE ÖĞRENCİLERİN OKUMA SÜRESİ VE EĞİLİMİ HAKKINDA VELİLERİN BİLMESİ GEREKENLER VE AÇIKLAMALAR

YAŞ VE SINIFLARA GÖRE ÖĞRENCİLERİN OKUMA SÜRESİ VE EĞİLİMİ HAKKINDA VELİLERİN BİLMESİ GEREKENLER VE AÇIKLAMALAR
Okuma, öğrenme ve bilgilenmenin en temel yollarından biridir. Uzmanlar okumayı; yazılı bir metni gözle izleyip anlamını kavramak, gerekirse seslendirmek olarak tanımlarlar. “okuma”, merkezi sinir sisteminin bir işlevidir. Sözcüklerin tanınması, anlaşılması ve bellekte depolanması ya da dil bilgisi açısından incelenmesi için fonetik birimlerine ayrılması gerekir. Konuşma sırasında benzer bir süreç otomatik olarak işlerken, okuma eylemi için bu süreç karmaşık ya da zor bir süreç hale gelebilir. “Konuşma doğal bir işlev iken, okuma bir buluş ve bilinç düzeyinde öğrenilmesi gereken bir eylemdir.” tümcesi, bu durumu oldukça iyi açıklamaktadır.
Sesli okumanın özellikleri
1. Sesli okuma, anlam kurma sürecidir. Hiçbir yazılı kaynak kendini ifade edici değildir. Okuyucunun ön bilgilerini kullanarak onu çözmesi gerekir. Okumada ön bilgi çok önemlidir. 2. Sesli okuma akıcı olmalıdır. Akıcı olabilmenin temelinde kelime ayırt etme yeteneği yatmaktadır. Kelime tanıma ve ayırt etme işi halledildiği zaman öğrenci metnin tamamını anlamış olacaktır. 3. Sesli okuma stratejik olmalıdır. Stratejik okumanın amacını öğrenci bilmelidir. Bir hikâye ile bir ders kitabını nasıl ve hangi maksatla okuması gerektiğini ve bunun stratejisini bilmelidir. 4. Sesli okuma teşvik edilmelidir. Dikkat unsuru okumada çok önemlidir. Zayıf okuyucular dikkatsiz ve düzensiz olabilirler. Bu nedenle okunan metne, motive olmak gereklidir. Sesli okuma yapan öğrenci için yazılı materyal; ilginçtir ve bilgi vericidir. Öğrenciyi harekete geçirir. 5. Sesli okuma hayat boyu devam etmelidir. Okuma hayat boyu devam eden bir etkinliktir. Bunun için hemen hergün zamanımızın bir kısmını okumaya ayırmalıyız.

Yapılan pedagojik bir çalışmada; öğrencilerin öğrenim gördükleri sınıflara göre 1 dakikada okudukları ortalama kelime sayısı aşağıda verilmiştir.

1. sınıf ortalaması 39 kelime/dakika
2. sınıf ortalaması 73 kelime/dakika
3. sınıf ortalaması 91 kelime/dakika
4. sınıf ortalaması 97 kelime/dakika
5. sınıf ortalaması 120 kelime/dakikadır.

Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan öğrencilerin okuma hızı şu şekildedir:
1. sınıf 50 kelime/dk,
2. sınıf 80 kelime/dk,
3. sınıf 95 kelime/dk,
4. sınıf 100 kelime/dk,
5. sınıf 140 kelime/dk civarındadır.
Bu durumda, doğru okuma ya da kavrama öğrencinin kronolojik yaşı, ölçülen zekâ düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma başarısı ile doğru orantılıdır. Okuma bozukluğu duygusal bozuklukla birlikte görülse bile, okuma zorluğu genellikle daha fazladır.Okuma bozukluğu; çocuğun kelimeleri tanıma yeteneğinde bir bozukluk, yavaş ve yanlış okuma ve iyi anlayamama olarak tanımlanmaktadır. Öğrencilerde okumada gözlenen hatalar şunlardır: 1.Yazılan kelimenin yerine başka kelime okuma, 2.Yazılan kelimeyi yanlış okuma 3.Kelimeyi okurken eklemeler yapma, 4.Kelimeyi okurken bazı heceleri çıkarma 5.Kelimenin bir bölümünü yanlış okuma, 6.Kelime atlama, kelimeyi tekrarlama (kelimeyi önce yanlış okuyup, sonradan düzeltme de tekrar olarak kabul edilir) 7.Kelimeyi okurken iki saniyeden uzun süren takılma veya heceleme, 8.Okuduğu yeri kaybetme, 9.Satır tekrarı, 10.Satır atlama, 11.Noktalama işaretlerine dikkat etmemedir.

Okuma Bozukluğu Olan Çocuklar okumada şu hataları yaparlar: 1.Okurken satır atlar, yerini kaybeder. 2.Okumada hız ve nitelik açısından yaşıtlarından geridir. 3.Hangi harfle hangi sesin eşleşeceğini bilemez. Çocuk, benzer görüntü ve ses veren harfleri ayırt etmekte zorlanabilir; “deniz “yerine “beniz”, “su” yerine “şu” okunması sıkça yapılan yanlışlardır. 4.Harfin şekli ile sesini birleştiremez 5.Kelimeleri hecelerken ya da harflerine ayırırken zorlanır. 6.Sınıf düzeyinde bir parçayı okuduğunda anlamakta zorlanır, başkasının okuduklarını daha iyi anlarlar. 7.Bir metni okumaya çalışırken, sözcüklerin başına odaklanmakta zorlanabiliri ve sözcüğün ortasından başlayabilir, örneğin “baştakiler” sözcüğüne “ta” diye başlayabilirler; okurken sıklıkla yerlerini kaybederler, satır ya da sözcük atlarlar. 8.Sözcüklerin anlamını ve gramer kurallarını bilemez. Özne ile eylemi birleştiremez. Sözcükleri parçanın anlamını bozan bir şekilde okuduğunda bunu fark edemez. 9. Sözel okumalarında birçok hatalar yaparlar. Hatalar genellikle atlamalar, eklemeler ve kelimelerin çarpıtılmasıdır. 10. Çocukların yazılı harf karakterlerini ve büyüklüklerini, özellikle uzaysal yönelimde ve çizginin uzunluğunda farklı algılamalarından dolayı, ayırt etme güçlüğü çekerler. 11. Basılı veya yazılı dildeki okuma sorunları harflerde, cümlelerde ve hatta bir sayfada olabilir. Çocukların okuma hızı yavaş ve sıklıkla az anlamayla birliktedir. 12. Akranlarına göre okumayı geç öğrenirler. 13. Okuma bozukluğu olan birçok çocuk, yaşıtları gibi yazılı veya basılı metni kopya edebilir; fakat hemen hepsinin hecelemeleri kötüdür. Diğer sorunlar arasındaki dil güçlükleri, sıklıkla ses ayrım bozuklukları ve kelimeleri arka arkaya söyleme güçlükleri şeklindedir. Böyle sorunu olan çocuk, bir cümleyi okurken ortasından veya sonundan başlar. Bu gibi çocuklar sağ-sol ayrımını iyi yapamadıklarından harflerin yerlerini de değiştirirler. Hem belleğe çağırımda hem de devamlılığı sağlamadaki başarısızlıkları, harflerin isimlerini ve seslerini hatırlama güçlüğü meydana getirir.Öğrenme güçlüğü olan çocuklar, okuduğu metinden fikirler ve imgeler çıkarmada, bildikleriyle yeni öğrendiklerini birleştirmede, öğrendiklerini belleğinde tutmakta güçlük yaşarlar. Ayrıca, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar da yüksek oranda okuma bozukluğu riski taşımaktadır. İleri derecede okuma bozuklukları, sıklıkla ruhsal sorunlarla birliktedir. Okuma bozukluğu daha önce ortaya çıkan bir ruhsal bozukluğun veya duygusal ve davranışsal bozuklukların nedeni olabilir. Okuma bozukluğu olan çocukların problemi ise okuduğunu anlayamamak değil okuyamamak yani işittikleri simgeleri, gördükleri simgeleri birleştirememeleridir.
Sonuç olarak; Özellikle okulların 1. Sınıflarında yapılan okuma yarışmalarının bireylerde isteksizlik yarattığı, bireyin ileriki sınıflardaki başarısını olumsuz yönde etkilediği, okuma güçlüğü çeken öğrencilerde kaygı, utanma, küçük düşme gibi psikolojik davranışları ortaya çıkardığı ve zamanla kavgacı, şiddet uygulama ve depresif davranışları öne çıkardığı görülmektedir. 1.snıf öğrencilerinin okuma, anlama ve kavrama becerilerinin bireyin kronolojik yaşı, zeka düzeyi, eğitim gördüğü ve yaşadığı çevre ile yakından ilgili olduğu göz ardı edilmemelidir. Bunun yanı sıra okunacak kitapların sayfa sayısı, harf boyutu ve ders verici nitelikte olması, okuma seviyelerinin gelişmesine artı değer katacaktır.



EYVAH! 1.SINIF VELİSİYİM
ÖĞRENCİLER İÇİN SINAV KAYGISI
VELİLER İÇİN - SINAV KAYGISI
TEOG NEDİR?
ÇOCUK YAŞADIĞINI ÖĞRENİR
OKUL BAŞARISINDA AİLENİN ROLÜ
ORTAOKULLARDA YENİ DÜZENLEME
ÖĞRENCİ BAŞARISIZLIĞININ NEDENLERİ VE ALINMASI GEKEN ÖNLEMLER VE ÖNERİLER
YAŞ VE SINIFLARA GÖRE ÖĞRENCİLERİN OKUMA SÜRESİ VE EĞİLİMİ HAKKINDA VELİLERİN BİLMESİ GEREKENLER VE AÇIKLAMALAR
Sınav Kaygısı
Çocukları 1. Sınıfa Başlayan Velilerin Hissedebileceği Olumsuzluklar
Özgüven gelişimi ve anne babanın rolü

   Kategoriler

   Aile Danışmanlığı

   Takvim
« Eylül 2017 »
Paz Pzt Sal Çar Per Cum Cmt
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
 
Toplam Ziyaretçi Sayısı
1230
Online Ziyaretçi Sayısı
7

Basın Sitesi Etüt Eğitim Merkezi
Basinsitesi Mahallesi 159 Sokak No:3/A Karabağlar/İzmir  
Tel : +90 (232) 245 50 15 Gsm : +90 (542) 477 06 25     
info@basinsitesietutmerkezi.com
İZMİR ETÜT MERKEZLERİ REHBERİ ÜYESİDİR  Web Tasarım : DNZ WEB DİZAYN